İçeriğe geç

Kira Hukuku Rehberi: Kira Sözleşmesi, Tahliye Sebepleri, Bedel Tespiti ve Depozito (2026)

Türk kira hukukunun temel çerçevesi: 6098 sayılı TBK kira hükümleri uyarınca sözleşmenin kurulması, kiracının ve kiraya verenin borçları, tahliye sebepleri, tahliye taahhütnamesi, kira bedelinin tespiti, depozito sınırları ve kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk — mevzuat.gov.tr resmî metnine dayalı kaynaklı rehber.

6 dk okuma (1.048 kelime)

BLUF: Kira Hukuku; 6098 sayili Turk Borclar Kanunu kapsaminda konut ve catili isyeri kiralarini, kira bedelinin tespiti davasini, tahliye sebeplerini, depozito iadesini ve kira sozlesmesinden dogan uyusmazliklari duzenleyen hukuk dalidir. Arabuluculuk zorunlulugu ve HUAK m.18/A-B kapsaminda kira uyusmazliklarinin cozum yollari detaylica ele alinmistir.

Kira Hukukunun Temeli: Kira Sözleşmesi (TBK m.299)

Kira hukuku, gündelik hayatın en yaygın sözleşme ilişkilerinden birini düzenler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299 ila 378. maddeleri arasında ayrıntılı biçimde ele alınan kira sözleşmesi, kanunun tanımıyla şöyledir: Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Kanun, kira sözleşmelerini üç ana kategoriye ayırır: genel hükümlere tabi kiralar, konut ve çatılı işyeri kiraları, ürün (hasılat) kirası. Uygulamanın en büyük kısmını oluşturan konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyucu özel hükümler getirilmiştir. Kira sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir; ancak ispat güçlüğünü bertaraf etmek ve ileride çıkacak uyuşmazlıkları önlemek bakımından yazılı yapılması kuvvetle önerilir. TBK'nın belirli hükümleri — örneğin tahliye taahhüdü — yazılı şekil şartı arar.

Kiraya Verenin ve Kiracının Temel Borçları

Kiraya verenin asli borcu, kiralananı sözleşmeye uygun olarak teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmaktır. Ayıba karşı tekeffül hükümleri gereği kiralananın ayıplı olması hâlinde kiracı; ayıbın giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını, sözleşmenin feshini veya zararının tazminini talep edebilir. Kiraya veren ayrıca zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yan giderlere katlanmakla yükümlüdür. Buna karşılık kira sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça ortak alan elektriği, su, kalorifer, asansör bakımı ve kapıcı giderleri gibi kullanımla ilgili yan giderler kiracıya aittir.

Kiracının asli borcu kira bedelini ödemek ve kiralananı özenle kullanmaktır. Kira bedeli sözleşmede kararlaştırılan vadede ödenir; aksi kararlaştırılmadıysa her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde muaccel olur. Kiracı kiralananı özenle kullanma, komşulara saygı gösterme, ayıpları kiraya verene bildirme ve kira süresi sonunda kiralananı teslim aldığı hâliyle geri verme borcu altındadır. Olağan kullanımdan kaynaklanan eskime ve yıpranmalardan sorumlu değildir.

İşyeri Kirasında Özel Durumlar

İşyeri kiralarında konut kiralarından farklı kurallar geçerlidir. Çatılı işyeri kiralarında kiracı koruması büyük ölçüde konutla aynıdır; kiracı tahliyesi, bedel tespiti ve depozito sınırı gibi hükümler burada da uygulanır. Ancak üstü açık işyerleri — örneğin arsa, büfe, pazar yeri gibi — genel hükümlere tabidir ve kiracı koruması daha sınırlıdır. Ayrıca işyeri kiralarında kiracının ticari amaçla kullanımı, konut kirasındaki kişisel kullanımdan daha geniş bir yetki alanı sunar; işyeri kiracısı kural olarak işletme konusunu değiştirebilir. Kiracının iflası veya ölümü hâlinde ise işyeri kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez; mirasçılar veya iflas idaresi sözleşmeyi devam ettirebilir.

Kira Bedelinin Belirlenmesi ve Artış Sınırı (TBK m.344)

Kira bedelinin belirlenmesi tarafların serbest iradesine bırakılmıştır; ancak TBK m.344, yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış oranına üst sınır getirmiştir: Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Taraflar artış konusunda anlaşamamışsa kiraya veren kira tespit davası açabilir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ise TÜFE sınırına ek olarak hakim; hakkaniyet, tarafların durumu ve emsal kira bedellerini de dikkate alarak bir uyarlama yapabilir.

Tahliye Sebepleri ve Yolları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; sözleşme aynı koşullarla birer yıl için uzar. Ancak kanun, kiraya verene belirli şartlarda tahliye imkânı tanır. Tahliye iki ana yolla gerçekleşir: bildirim yoluyla tahliye ve dava yoluyla tahliye. Bildirim yoluyla tahliyede kiracı, belirli süre önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir; kiraya verenin bu yolu kullanabilmesi ancak on yıllık uzama süresinin dolmasından sonra mümkündür.

Dava yoluyla tahliye sebepleri TBK'da ayrıntılı düzenlenmiştir: kiraya verenin veya yakınlarının konut veya işyeri ihtiyacı, yeni malikin gereksinimi, kira bedelinin ödenmemesi, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar, tahliye taahhüdünün varlığı ve kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla boşaltılması başlıca tahliye sebepleridir. On yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

Tahliye Taahhütnamesi (TBK m.352)

Uygulamada en sık kullanılan tahliye araçlarından biri tahliye taahhütnamesidir. Kiracı, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte kiralananı tahliye etmeyi yazılı olarak taahhüt ederse, kiraya veren bu tarihten itibaren bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak tahliyeyi talep edebilir. Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için üç şart aranır: yazılı olması, tahliye tarihini içermesi ve kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması. Kira sözleşmesiyle birlikte verilen ve tarih içermeyen taahhütnameler geçersizdir; bu nedenle sözleşme imzalanırken boş tahliye taahhütnamesi imzalatma uygulaması hukuka aykırıdır. Kiracı böyle bir baskıyla karşılaşırsa, taahhütnamenin sözleşmenin kurulması sırasında alındığını ispatlayarak geçersizliğini ileri sürebilir.

Depozito (Güvence) Sınırı (TBK m.342)

Konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulamada en çok sorun yaşanan konulardan biri depozitodur. Sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Aylık kirası 10.000 TL olan bir konutta depozito en fazla 30.000 TL olabilir; bu tavanı aşan miktar kanuna aykırıdır.

Kanun depozitonun saklanma biçimini de düzenler: Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı; kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka güvenceyi ancak kiraya verenin yazılı onayıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla iade eder. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde güvenceye ilişkin dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı takdirde, kiracı güvencenin iadesini bankadan talep edebilir. Bu düzenleme, uygulamada en çok ihlal edilen hükümlerden biridir.

Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ve Dava Yolu

Kira uyuşmazlıklarında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Görevli mahkeme kural olarak kiralananın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir; yetki sözleşmesiyle başka bir yer mahkemesi yetkili kılınamaz. Kira bedelinin tespiti ve tahliye davaları basit yargılama usulüne tabidir; bu, yargılamanın daha hızlı ilerlemesini ve daha az duruşma ile sonuçlanmasını sağlar. Arabuluculuk aşamasında tarafların serbest iradesiyle vardıkları anlaşma, mahkeme kararı niteliğinde olup ilam gibi icra edilebilir.

Kira hukuku, tarafların hak ve yükümlülüklerinin hassas bir denge üzerine kurulduğu, uyuşmazlıkların büyük bölümünün sözleşmenin yazılı olmamasından veya kanunun emredici hükümlerine aykırı düzenlemelerden kaynaklandığı bir alandır. Bu rehber, Türk kira hukukunun temel çerçevesini 6098 sayılı Kanun'un resmî metnine dayalı olarak sunar. Kiracı tahliyesi, bedel tespiti, depozito iadesi ve tahliye taahhütnamesi konularında ayrıntılı rehberlerimiz için kiracı tahliyesi, kira bedeli tespit davası, kira depozitosu ve tahliye taahhütnamesi sayfalarımıza bakabilirsiniz. Somut bir uyuşmazlığın çözümü için mutlaka yetkili bir hukukçuya danışılması gereklidir; bu metin hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Kaynakça ve Referanslar

Hukuk AI ile Hukuki İşlemlerinizi Hızlandırın

UYAP uyumlu dilekçe üretimi, anlamsal arama ve karar havuzu ile hukuk pratiğinizi dönüştürün. Ücretsiz planla limitler dâhilinde hemen başlayın.

Hemen Başlayın — Ücretsiz Plan

Sıkça Sorulan Sorular

Kira sözleşmesi yazılı yapılmazsa geçerli midir?
Kira sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ispat kolaylığı ve olası uyuşmazlıklarda delil olarak kullanılabilmesi için yazılı yapılması ve taraflarca imzalanması önerilir. TBK, belirli hükümlerde yazılı şekil öngörür; örneğin tahliye taahhüdünün yazılı olması ve kiralananın tesliminden sonra verilmesi gerekir.
Kiracı hangi sebeplerle tahliye edilebilir?
TBK'da iki ana tahliye grubu vardır: bildirim yoluyla tahliye ve dava yoluyla tahliye. Dava yolu; ihtiyaç nedeniyle, yeni malikin gereksinimi, kira bedelinin ödenmemesi, iki haklı ihtar, tahliye taahhüdü ve on yıllık uzama süresinin dolması sebeplerine dayanır. Ayrıntılar için kiracı tahliyesi ve tahliye taahhütnamesi rehberlerimize bakabilirsiniz.
Kira bedeli nasıl ve ne kadar artırılabilir?
TBK m.344 uyarınca tarafların anlaşmasıyla belirlenecek artış, bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalamalarına göre değişim oranını geçemez. Anlaşma yoksa kiraya veren kira tespit davası açabilir. Hakim; hakkaniyete, tarafların durumuna ve emsal kira bedellerine göre belirleme yapar. Detaylı bilgi için kira bedeli tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.
Depozito en fazla ne kadar istenebilir?
TBK m.342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence (depozito) üç aylık kira bedelini aşamaz. Para olarak verilen güvencenin kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması; kıymetli evrakın ise bankaya depo edilmesi zorunludur. Detaylı bilgi için depozito rehberimize bakabilirsiniz.
Kira sözleşmesi kendiliğinden biter mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin dolmasıyla sözleşme kendiliğinden sona ermez; kiraya veren sürenin bitimine dayanarak sözleşmeyi feshedemez. Sözleşme aynı koşullarla birer yıl uzar. Kiracı ise her uzama yılının bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
İşyeri kirası ile konut kirası arasında fark var mıdır?
TBK, konut ve çatılı işyeri kiraları için özel koruyucu hükümler öngörür. Kiracının korunmasına yönelik tahliye sınırlamaları, kira artış tavanı, depozito sınırı ve aile konutu şerhi gibi düzenlemeler konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanır. Üstü açık işyerleri (arsa, büfe gibi) ise genel hükümlere tabidir ve kiracı koruması daha sınırlıdır.

Bunları da Okuyun