İçeriğe geç

Tahliye Taahhütnamesi Rehberi 2026: Geçerlilik ve Süreler

Tahliye taahhütnamesinde hangi şartlar ve süreler kontrol edilir? TBK 352–353 kapsamında yazılı taahhüt, icra veya dava ve bildirim çerçevesini inceleyin.

15 dk okuma (2.833 kelime)

Editoryal kontrol: Hukuk AI Editöryel Kurulu ·

Kontrolün kapsamını ve kaynakları inceleyin

Editöryel inceleme. 6098 sayılı TBK m.315, 347, 350-353; 2004 sayılı İİK m.272-276 ve 6100 sayılı HMK m.4 resmî metinleriyle (mevzuat.gov.tr PDF, erişim 2026-10-30) çapraz kontrol edildi. Otomatik kaynak ve editoryal kontroldür; bağımsız insan hukukçu onayı değildir. Doğrulanamayan içtihat numarası kullanılmadı.

Kaynak kontrolü, kişiye özel hukuki görüş veya bağımsız hukukçu onayı anlamına gelmez. Bu rehberin kaynakçasını ve yayın ilkelerini inceleyin.

Tahliye Taahhütnamesi Nedir? Hukuki Dayanağı

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı kiraya verene karşı yazılı olarak üstlendiği belgedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesinin birinci fıkrasında, kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerinin ilki olarak düzenlenir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin sözleşmeyi sona erdirme imkanları kanunla sınırlı tutulduğundan, geçerli bir tahliye taahhüdü kiraya veren açısından en hızlı ve en öngörülebilir tahliye yollarından biridir. Kiracı açısından ise imzalanan belgenin niteliği ve tarihi büyük önem taşır; çünkü geçerli bir taahhüt, kira sözleşmesindeki süre korumasından bağımsız olarak taşınmazın boşaltılması sonucunu doğurabilir. Tahliye yollarının bütünü, ihtiyaç ve yeniden inşa sebepleri dahil olmak üzere kiracı tahliyesi rehberimizde ayrıntılı incelenmiştir; bu rehber yalnız taahhütname yoluna odaklanır. Taahhütnamenin hangi şartlarda hüküm doğuracağı, hangi sürede kullanılması gerektiği ve uygulamada hangi hatalarla geçersiz hale gelebildiği aşağıda kanunun açık metni esas alınarak açıklanmaktadır.

Geçerlilik Şartları: Teslimden Sonra, Yazılı ve Tarihli

TBK m.352/1 uyarınca taahhüt; kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş, yazılı şekilde yapılmış ve belli bir boşaltma tarihi içeriyor olmalıdır. Bu üç unsur doğrudan kanun metninden çıkar. Teslimden sonra verilme şartı, kiracının henüz kiralanana kavuşmadan, sözleşme imzalama baskısı altında taahhütte bulunmasını önlemeye yöneliktir; kira ilişkisi kurulmadan veya kiralanan fiilen teslim edilmeden alınan taahhütler bu şartı karşılamaz. Yazılılık şartı gereği sözlü boşaltma vaatleri m.352 kapsamında sonuç doğurmaz. Boşaltma tarihinin belli olması ise sürecin işlemesi için zorunludur; çünkü kanunun tanıdığı başvuru süresi bu tarihten itibaren hesaplanır. Belirsiz veya şarta bağlı tarih ifadeleri, sürenin başlangıcını tespit edilemez kıldığından ciddi geçerlilik tartışması yaratır. Taahhüdün bizzat kiracı tarafından veya yetkili temsilcisi eliyle verilmesi, birden çok kiracı varsa kural olarak tamamının katılması da uygulamada aranan noktalar arasındadır. Noter onayı kanuni bir geçerlilik şartı değildir; ancak belgenin düzenlenme tarihinin ve imzanın ispatını kolaylaştırdığı için tercih edilmektedir.

Bir Aylık Süre: İcra Takibi veya Tahliye Davası

Kanunun açık hükmü şudur: Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiraya verenin önünde iki yol vardır: icra dairesine başvurarak taahhüde dayalı tahliye takibi başlatmak ya da sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açmak. Her iki yol için de süre, taahhütnamede yazılı boşaltma tarihinden itibaren bir aydır. Bu sürenin kaçırılması, o taahhüde dayalı talebin artık ileri sürülememesi sonucunu doğurur; bu nedenle boşaltma tarihi yaklaşırken kiraya verenin takvimi dikkatle izlemesi gerekir. İcra yolunda kiracının itirazı süreci uzatabilir ve uyuşmazlığı yargı önüne taşıyabilir; dava yolunda ise mahkeme taahhüdün geçerlilik şartlarını inceleyerek karar verir. Hangi yolun seçileceği; belgenin ispat gücüne, kiracının itiraz ihtimaline ve zaman planına göre değişir. Kira bedeline ilişkin uyuşmazlıklar bu süreçten bağımsız yürür; bedel tartışmaları için kira bedeli tespit davası rehberine bakabilirsiniz.

Diğer Kiracı Kaynaklı Sebeplerle İlişkisi: İki Haklı İhtar

Tahliye taahhüdü, m.352'nin düzenlediği kiracıdan kaynaklanan tek sebep değildir; aynı maddenin ikinci fıkrası kira bedelinin ödenmemesine bağlı ayrı bir yol tanır. Kanunun ifadesiyle: Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. İki yol arasındaki fark önemlidir: taahhüde dayalı yolda süre taahhüt edilen boşaltma tarihinden işler ve hem icra hem dava seçeneği vardır; iki haklı ihtar yolunda ise süre kira yılının bitiminden işler ve kanun yalnız dava yolunu tanır. Ayrıca ihtarların yazılı olması ve ödememeye dayalı haklı ihtar niteliği taşıması gerekir. Kiraya verenin somut olayda hangi sebebe dayanacağını belgelerine göre seçmesi, yanlış yola başvurarak süre kaçırma riskini önler. Maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutunun bulunması hâline dayalı tahliye sebebi ise ayrı şartlara tabidir ve bu rehberin kapsamı dışındadır.

Sürenin Uzaması: m.353 Yazılı Bildirimi

Bir aylık başvuru süresinin tek kanuni esneme imkanı TBK m.353'te düzenlenir: Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Bu bildirimin iki koşulu vardır: yazılı olması ve bir aylık süre henüz dolmadan yapılması. Koşullara uygun bildirim yapan kiraya veren, davayı izleyen bir kira yılı içinde açabilir. Bildirimin tebliğ edildiğinin ispatı büyük önem taşıdığından uygulamada bu bildirim çoğunlukla noter aracılığıyla gönderilmektedir. m.353 yalnız dava açma süresini uzatır; taahhüdün geçerlilik şartlarını değiştirmez, eksik veya şartları oluşmamış bir taahhüdü de hiçbir biçimde canlandırmaz.

Uygulamadaki Riskler ve Güvenli Düzenleme

Uygulamada en sık tartışılan senaryo, kira sözleşmesiyle aynı anda veya tarih kısmı boş bırakılarak imzalatılan taahhütnamelerdir. Bu belgelerde taahhüdün gerçekte teslimden sonra ve serbest iradeyle verilip verilmediği, boşaltma tarihinin kim tarafından ve ne zaman yazıldığı çekişme konusu olur; sonuç, somut olaydaki ispat durumuna göre yargı mercilerince belirlenir. Bu rehber, doğrulanmış birincil metin olarak yalnız kanun hükümlerine dayanır ve teyit edilmemiş içtihat numarası aktarmaz; somut uyuşmazlıkta güncel içtihat taraması ve hukukçu görüşü şarttır. Güvenli uygulama için öneriler şunlardır: taahhütnameyi kira sözleşmesinden ayrı bir tarihte ve kiralanan teslim edildikten sonra düzenlemek, boşaltma tarihini açık gün-ay-yıl olarak yazmak, belgeye düzenlenme tarihi koymak, boş veya eksik alan bırakmamak ve mümkünse noter onayı almak. Kiracı yönünden altın kural, içeriği tamamlanmamış hiçbir belgeyi imzalamamaktır; kiraya veren yönünden ise şartları eksik bir taahhüde güvenmek yerine belgeyi baştan doğru kurmaktır. Süreç boyunca her iki tarafın da elindeki belgeleri düzenli saklaması gerekir: kira sözleşmesi, teslim tutanağı veya teslimi gösteren yazışmalar, taahhütnamenin aslı, varsa noter kayıtları ve ihtar tebliğ belgeleri, olası bir icra takibinde veya tahliye davasında ispatın omurgasını oluşturur. Boşaltma tarihine yaklaşırken tarafların yazışmalarını yazılı kanallardan yürütmesi, sözlü mutabakatların tutanak altına alınması ve sürelerin bir takvimle izlenmesi, hem hak kaybını hem gereksiz yargılama masrafını önleyen basit ama etkili tedbirlerdir.

Hukuk AI ile Tahliye Taahhüdü Sürecinizi Yönetin

Hukuk AI; tahliye taahhütnamesi şart denetimi, süre takibi, icra başvurusu ve tahliye davası dilekçesi taslağı hazırlama süreçlerinde yapay zeka desteği sunar. Mevzuata dayalı, kaynak gösteren çıktılar üreterek hak kaybı riskini azaltır. Hukuk AI çıktıları hukuki tavsiye değildir; somut uyuşmazlıklar için yetkili bir hukukçuya başvurunuz. Hemen Başla.

İcra Yoluyla Tahliye: Tahliye Emri, Süreler ve İtiraz

Taahhüt edilen tarihte taşınmaz boşaltılmadığında kiraya verenin önünde iki yol bulunur: icra takibi ve tahliye davası. İcra yolunda izlenecek adımlar, takibin dayandığı belgenin niteliğine ve kiracının itirazına göre değişir. Aşağıdaki açıklama, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun mukavelenin bitiminde tahliyeye ilişkin hükümlerinin genel çerçevesini gösterir. Somut dosyada hangi yolun izleneceği, taahhüdün kira sözleşmesiyle birlikte mi yoksa ayrı bir belge olarak mı düzenlendiğine göre değerlendirilir.

İİK m.272 uyarınca, mukavele ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten sonra bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir ve icra memuru bir tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder. Tahliye emrinde tarafların bilgileri, mukavele tarihi ve itiraz süresine ilişkin bilgiler yer alır.

İİK m.274'e göre kiracı, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine itiraz edebilir ve bu itiraz tahliye takibini durdurur. İtirazın süresinde ve usulüne uygun yapılması takibin seyrini doğrudan etkiler; bu nedenle tebliğ tarihi ve itiraz süresinin hesabı dosyada ayrıca kayda geçirilmelidir.

İİK m.275'e göre itiraz üzerine kiraya veren, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; tahliye talebi noterlikçe resen düzenlenmiş veya tarih ve imzası onaylanmış yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye dayanıyor ve kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı nitelikte bir belge gösteremiyorsa itiraz kaldırılır. İtirazın kaldırılması kararı sonrasında tahliye ve teslim icra edilir; tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.

Taahhütnameye dayalı takiplerde belgenin aslı, düzenlenme biçimi ve tebliğ kayıtları dosyanın sonucunu belirleyen unsurlar arasında yer alır. Bu bölümdeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş değildir; somut uyuşmazlıkta izlenecek yol dosya bazında değerlendirilmelidir.

Dava Yoluyla Tahliye: Görevli Mahkeme ve Usul

Taahhüde dayalı tahliye dava yoluyla da istenebilir. Davanın hangi mahkemede açılacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun görev kurallarına göre belirlenir.

HMK m.4/1-a uyarınca, kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Görev kuralı, taahhüde dayalı tahliye davalarında da uygulanır; ilamsız icra yoluyla tahliye ise bu ayrımın dışında tutulmuştur.

Dava dilekçesinde taahhüdün tarihi, boşaltma tarihi ve bir aylık sürenin başlangıcı açık biçimde gösterilmelidir. Taahhütname aslı, kira sözleşmesi ve tebliğ belgeleri delil listesine eklenir. Süre ve şekil koşulları, davanın esasına girilmeden önce incelenen konular arasındadır.

Mahkeme, taahhüdün geçerliliğini ve süresinde kullanılıp kullanılmadığını değerlendirir. Bu değerlendirmede taahhüdün kiralanan teslim edildikten sonra ve yazılı olarak verilip verilmediği belirleyici olur; söz konusu koşullar rehberin önceki bölümlerinde TBK m.352/1 kapsamında açıklanmıştır.

Diğer Tahliye Sebeplerinden Ayrım: Gereksinim, Yeniden İnşa ve Temerrüt

Taahhütname, kiracıdan kaynaklanan bir tahliye sebebidir. Kiraya verenden kaynaklanan gereksinim ve yeniden inşa sebepleri ile ödeme temerrüdü ayrı hükümlere tabidir; bu yolların süreleri ve koşulları taahhütname yolundan farklıdır.

TBK m.350'ye göre kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine ve bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sözleşmeyi sona erdirebilir. Bu yol, taahhütte olduğu gibi kiracının beyanına değil, kiraya verenin kullanma zorunluluğuna dayanır.

TBK m.351'e göre kiralananı sonradan edinen kişi, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Sonradan edinen malikin bu hakkı, edinme tarihine bağlı bildirim ve dava süreleriyle sınırlıdır.

TBK m.315'e göre kiracı, muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödemezse kiraya veren yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir; konut ve çatılı işyeri kiralarında verilecek süre en az otuz gündür. Temerrüt yolunda öncelik, yazılı süre verme ve bildirim koşulunun yerine getirilmesidir.

Bu yolların her biri ayrı koşullara ve ayrı sürelere bağlıdır. Taahhüdün geçersiz olduğu veya süresinde kullanılmadığı durumlarda kiraya veren, koşulları varsa bu sebeplere dayanabilir; ancak sebeplerin birbirinin yerine geçebileceği varsayılamaz.

Taahhüt ile On Yıllık Uzama ve Bildirim İlişkisi

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi, taahhüt dışında uzama ve bildirim kurallarına da bağlıdır. Bu kurallar, taahhüdün geçerliliğinden bağımsız olarak işler.

TBK m.347'ye göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Uzama, sözleşmenin kendiliğinden devam etmesi sonucunu doğurur; bu nedenle kiracının bildirim süresini kaçırması, kira ilişkisinin bir yıl daha sürmesi anlamına gelir.

TBK m.347'ye göre kiraya veren, on yıllık uzama süresini izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeye herhangi bir sebep göstermeksizin son verebilir. Bu düzenleme, uzun süreli kira ilişkilerinde kiraya verene belirli bir süreden sonra sebep göstermeksizin sona erdirme imkânı tanır.

Geçerli bir tahliye taahhüdü ayrı bir sona erme sebebidir ve taahhüde dayanılarak bir aylık süre içinde icraya başvurulması veya dava açılması gerekir. Taahhüdün varlığı, uzama kurallarının kendiliğinden işlemeyeceği anlamına gelmez; taahhüt süresinde kullanılmazsa kira ilişkisi uzama hükümlerine göre devam eder.

Sık Yapılan Hatalar ve Kontrol Listesi

Uygulamada en sık görülen sorunlar, taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı anda alınması, boşaltma tarihinin belirsiz bırakılması, bir aylık sürenin kaçırılması ve icra yolunda itiraz süresinin gözden kaçırılmasıdır. Aşağıdaki liste, dosyayı hazırlarken sırayla kontrol edilmesi gereken başlıkları toplar.

  • Taahhüt, kiralanan kiracıya teslim edildikten sonra mı alındı?
  • Taahhüt yazılı mı ve boşaltma tarihi açıkça belirtilmiş mi?
  • Boşaltma tarihinden itibaren bir aylık süre doğru hesaplandı mı?
  • İcra yoluna gidilecekse tahliye emri ve yedi günlük itiraz süresi takip edildi mi?
  • Dava açılacaksa görevli mahkeme ve delil listesi hazırlandı mı?
  • Gereksinim veya temerrüt gibi alternatif sebepler ayrıca değerlendirildi mi?

Ön Kontrol İçin Dijital Araçların Sınırı

Taahhütname ve kira sözleşmesi gibi belgelerin ön kontrolünde dijital araçlardan yararlanılabilir. Bir hukuk yapay zeka asistanı, belgedeki taraf, tarih ve boşaltma tarihi alanlarını hızlıca listeleyebilir; bir hukuk ai aracı süre hesabını taslak olarak çıkarabilir. Bu çıktılar hukuki görüş değildir ve tek başına karar dayanağı yapılmamalıdır.

Hukuk yapay zeka kullanımı, belge düzeninin kontrolü ve eksik alanların görülmesi gibi tekrarlayan işlerde zaman kazandırır. Buna karşılık taahhüdün geçerliliği, sürenin başlangıcı ve itirazın dayanağı gibi değerlendirmeler dosyanın bütünüyle ele alınmalıdır. Hukuk AI platformunda bu rehber ile ilgili mevzuat bağlantıları birlikte kullanılabilir; sonuç her durumda uzman denetiminden geçirilmelidir.

Bu rehberdeki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş değildir. Dosyanıza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

İlgili Rehberler ve Araçlar

Kira ilişkisinin bütünü için kira hukuku rehberi, güvence bedeli ve iadesi için kira depozitosu rehberi, artış oranı hesabı için kira artış oranı hesaplama aracı incelenebilir. Emsal karar araştırmasında yöntem için içtihat arama rehberi ve içtihat taraması sayfası, çalışma akışı için hukuk asistanı rehberi yol gösterir.

Boş tarih iddiasında hangi olay ve belgeler ayrılır?

Boş tarihli tahliye taahhütnamesi tartışmasında belgenin bugünkü görüntüsü ile düzenlenme süreci ayrı sorulardır. Kiralananın teslimi, imzanın atılması, tarih alanlarının doldurulması ve belgenin karşı tarafa verilmesi aynı olaymış gibi tek tarihe indirgenmemelidir. Bu, dosyayı okumaya yönelik bir yöntem önerisidir; belirli bir belgenin geçerli veya geçersiz olduğu sonucu değildir.

TBK m.352/1 bakımından teslimden sonraki yazılı üstlenme ve belirli boşaltma tarihi önceki bölümlerde açıklanmıştır. Boş bırakılan alanın sonradan nasıl doldurulduğu yönündeki iddia için ayrıca olay anlatımı ve dayanak belgeler incelenmelidir. Kanun metninden, tarih alanı boş olan bütün belgeler için aynı sonucu çıkaran otomatik bir kural üretilemez. Burada karar numarası doğrulanmış bir içtihat incelemesi yapılmamaktadır.

TBK m.30 uyarınca sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşmeyle bağlı olmaz.

Esaslı yanılma iddiasını araştırırken hangi beyanın, hangi bilgiye dayanılarak ve ne zaman verildiğini ayrı yazmak yararlıdır. İmza bana ait değil, imza bana ait fakat tarih sonradan yazıldı ve imza sırasında iradem sakatlandı açıklamaları aynı savunma değildir. Her birinin somut olay ve delil incelemesi gerektirdiği göz önünde tutulmalıdır. Belgeye bakarak bu üç iddiadan birini kendiliğinden doğru kabul etmeyin.

Aldatma ve korkutma iddiasında sebep ile süreyi ayırın

İrade sakatlığı iddiası yalnız belgenin üzerinde değişiklik olup olmadığıyla sınırlı bir araştırma değildir. Beyanın hangi koşullarda verildiği, karşı tarafın veya üçüncü kişinin davranışı ve öğrenme zamanı ayrıca ele alınır. Aşağıdaki hükümler genel sözleşme hükümleridir; tahliye dosyasına nasıl uygulanacağı somut olayın hukukî değerlendirmesini gerektirir.

TBK m.36/1 gereğince diğer tarafın aldatması sonucu sözleşme yapan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir.

TBK m.36/2 üçüncü kişinin aldatmasında, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması koşulunu arar.

TBK m.37/1 taraflardan birinin diğerinin veya üçüncü kişinin korkutması sonucu yaptığı sözleşmeyle bağlı olmadığını düzenler.

TBK m.39/1 uyarınca yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından başlayarak bir yıl içinde bağlı olmadığını bildirmeyen veya verdiğini geri istemeyen taraf sözleşmeyi onamış sayılır.

Bu bir yıllık düzenleme, tahliye taahhüdünde kiraya verenin başvuru süresiyle aynı şey değildir. Başlangıç olayı da kira sözleşmesinin tarihi olarak otomatik seçilemez. Çalışma notunda öğrenme veya etkinin kalkması iddiası, bunu destekleyen yazışma ve yapılan bildirimin tarihi ayrı satırlarda gösterilebilir. İtiraz veya başvurunun hangi mercie ve hangi usulle yapılacağı ayrıca incelenmelidir.

İmza ve belge gücü: itirazdan sonraki inceleme

Tahliye takibinde yalnız süre tablosunu görmek, itiraz sonrasında hangi belgenin inceleneceğini açıklamaz. Kiracının imzaya ilişkin beyanı ile kiranın yenilendiği veya uzatıldığı savunması ayrı kaydedilmelidir. İcra dosyasına gerçekten sunulan belgenin aslı, noter işleminin niteliği ve karşı belgenin içeriği üzerinden ilerlemek gerekir.

İİK m.274/1-2 uyarınca kiracı, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz edebilir; bu şekilde yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.

İİK m.275/1 itiraz hâlinde kiraya verenin icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler.

İİK m.275/2 noterlikçe resen düzenlenmiş, tarih ve imzası onaylanmış veya ikrar edilmiş sözleşmeye dayanan tahliye talebinde, kiracının yenileme ya da uzatmayı aynı kuvvet ve nitelikte belgeyle gösterememesi hâlinde itirazın kaldırılmasını öngörür; aksi hâlde talep reddedilir.

İİK m.275/3 itirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim yapıldıktan veya kaldırma talebi reddedildikten sonra tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma haklarını saklı tutar.

Bu hükümler her imza uyuşmazlığının icra mahkemesinde aynı biçimde çözüleceği anlamına gelmez. Takip yolu ile genel hükümlere göre yargılama yolu arasındaki ilişki, eldeki belgenin kanunda tanımlanan niteliği üzerinden incelenir. Bir metnin noter sözcüğünü içermesi, belgenin noterlikçe hangi işlemle oluşturulduğunu tek başına kanıtlamaz.

Yeni malik olduğunda kira ve belge zincirini okuyun

Kiralananın el değiştirmesi, dosyada hem taraf bilgisinin hem de önceki belgelerin bağlamının yeniden okunmasını gerektirir. Eski ve yeni malik, kira sözleşmesindeki kiraya veren ve taahhüdün muhatabı aynı kişi kabul edilerek metin üretilmemelidir. Önce tapu edinim olayıyla kira ilişkisinin belgeleri ayrı bir kronolojide toplanabilir.

TBK m.310/1-2 uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur; kamulaştırma hükümleri saklıdır.

Bu hükümden, eldeki her tahliye taahhüdünün her yeni malik tarafından koşulsuz kullanılabileceği sonucu çıkarılmamalıdır. Taahhüdün kapsamı, taraf sıfatı, başvuru tarihi ve dosyadaki itirazlar ayrıca değerlendirilir. Yeni malikin gereksinimine dayalı yol da önceki bölümlerde açıklanan ayrı tahliye sebebidir; taahhüde dayalı işlemle birleştirilerek tek bir süre veya tek bir otomatik sonuç gibi sunulamaz.

Dosya hazırlığında eski malikin yaptığı bildirimler, teslim kaydı ve taahhüt belgesinin hangi tarihte edinildiği sorgulanabilir. Bu liste ek bir kanuni şart ihdas etmez; belgeler arasındaki ilişkiyi denetlemek için önerilen okuma sırasıdır. Somut başvuru öncesinde mevcut metnin ve sürelerin yetkin bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Kaynakça ve Referanslar

Bu rehberin yayımlayıcısı: Hukuk AI

Hukuk AI (HukukAI), resmî sitesi hukukai.net ve web uygulaması app.hukukai.net olan hukuk araştırması ve dilekçe taslağı aracıdır. İçtihat ve mevzuat araştırmasına destek verir; çıktılar güncel resmî kaynaklardan ayrıca doğrulanır.

Bu makale genel hukuki bilgilendirmedir; ürün bilgisi ve güncel kapsam için Hukuk AI resmî ürün referansını inceleyin. Makaledeki hukuki açıklamaları yukarıdaki asıl kaynaklardan kontrol edin.

Hukuk AI hukuk yapay zeka asistanını ve ücretsiz ve Profesyonel planlarını ana sayfada inceleyin.

Kira ilişkisinin konusunu, sözleşme ve bildirim tarihlerini belirtin; benzer kararların olay ve gerekçe farklılıklarını araştırın.

Kira Hukuku konusu için İçtihat Arama ve Emsal Karar Araştırması hazırlığını inceleyin

Başka bir amaçla araştırıyorsanız araç seçimi karşılaştırmasına bakın. Kaynakları doğrulamadan çıktıyı kullanıma hazır kabul etmeyin.

Hemen Başlayın — Ücretsiz Plan

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye taahhütnamesi nedir?▾
Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı kiraya verene karşı yazılı olarak üstlendiği belgedir. 6098 sayılı TBK m.352/1'de düzenlenir ve kiraya verene, taahhüt edilen tarihte boşaltma gerçekleşmezse icra veya dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirme imkanı verir.
Tahliye taahhütnamesi hangi şartlarda geçerlidir?▾
TBK m.352/1'in açık ifadesine göre taahhüt; kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş, yazılı şekilde yapılmış ve belli bir boşaltma tarihi içeriyor olmalıdır. Kira ilişkisi kurulmadan veya kiralanan teslim edilmeden alınan taahhütler bu şartı karşılamaz; sözlü taahhüt ise yazılılık şartı nedeniyle m.352 kapsamında sonuç doğurmaz.
Taahhütnameye dayalı tahliye için süre nedir?▾
Kiracı taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmazsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle kira sözleşmesini sona erdirebilir. Bir aylık süre taahhütnamede yazılı boşaltma tarihinden itibaren işler; süresi içinde başvuru yapılmazsa o taahhüde dayalı talep hakkı kullanılamaz.
Bir aylık dava süresi uzatılabilir mi?▾
Evet, tek bir kanuni yolla: TBK m.353 uyarınca kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Bu bildirim yazılı olmalı ve bir aylık süre dolmadan yapılmalıdır.
Boş veya tarihsiz imzalanan taahhütname geçerli mi?▾
Uygulamada kira sözleşmesiyle birlikte ya da tarih kısmı boş bırakılarak imzalatılan taahhütnamelerin geçerliliği yoğun uyuşmazlık konusudur; sonuç, taahhüdün gerçekte ne zaman ve hangi iradeyle verildiğinin ispatına göre yargı mercilerince belirlenir. Bu rehber somut karar numarası doğrulaması yapılmadığı için içtihat aktarmaz; boş belge imzalamamak ve tarihli/teslim sonrası taahhüt düzenlemek her iki taraf için en güvenli yoldur.
Kiracı taahhüde rağmen çıkmazsa ne olur?▾
Kiraya veren bir aylık süre içinde icra dairesine başvurarak tahliye takibi başlatabilir veya sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilir; m.352/1 her iki yolu da açıkça tanır. Sürecin belge düzeni (taahhütname aslı, kira sözleşmesi, tebliğ kayıtları) sonucun belirlenmesinde kritik önem taşır.
Taahhüde dayalı icra takibinde itiraz süresi ne kadardır?▾
İİK m.274'e göre kiracı, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine itiraz edebilir ve bu itiraz tahliye takibini durdurur. İtirazın ardından kiraya veren, koşulları varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Tahliye davası hangi mahkemede açılır?▾
HMK m.4/1-a uyarınca, kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemelerinde görülür.
Gereksinim sebebiyle tahliyenin taahhütnameden farkı nedir?▾
TBK m.351'e göre kiralananı sonradan edinen kişi, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Taahhüde dayalı tahliyede ise dayanak, kiracının yazılı boşaltma üstlenmesidir ve bir aylık süre içinde icraya başvurulması veya dava açılması gerekir.
Kiraya veren on yıllık uzama süresinden sonra sözleşmeyi sona erdirebilir mi?▾
TBK m.347'ye göre kiraya veren, on yıllık uzama süresini izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeye herhangi bir sebep göstermeksizin son verebilir.

Bunları da Okuyun