Ticari davada arabuluculuk neden dava şartı?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle eklenmiştir. Madde, ticari uyuşmazlıkların bir bölümünde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Dava şartı, mahkemenin uyuşmazlığın esasına girmeden önce aradığı usul koşuludur; eksikliği hâlinde dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu rehber, madde metnini ve arabuluculuk usulünü adım adım açıklar; somut uyuşmazlıkta hangi sonucun doğacağını vaat etmez.
TTK m.5/A/1, bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler.
Düzenlemenin amacı, ticari uyuşmazlıkların mahkeme dışında, daha kısa sürede ve daha düşük giderle sonuçlandırılmasıdır. Ancak madde metni bir sonuç garantisi içermez: arabuluculuk tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda işler ve taraflar anlaşamazsa dava açma hakkı saklıdır.
Hangi ticari davalarda arabuluculuk zorunlu?
TTK m.4/1, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile kanunda sayılan diğer hususlardan doğan davaları ticari dava sayar; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bu kapsamın dışındadır.
Madde metninde sayılan dava türleri
TTK m.5/A/1’in kapsamı, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarıyla sınırlıdır; madde metninde sayılmayan ticari dava türleri bakımından dava şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle dosyanın önce ticari dava niteliği, ardından talebin bu beş dava türünden birine girip girmediği kontrol edilir.
Uygulamada cari hesap alacağı, satım bedeli, banka kredi alacağı, haksız rekabet tazminatı veya sözleşmeye aykırılık tazminatı gibi talepler bu dava türleri içinde değerlendirilebilir. Buna karşılık talebin niteliği, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın kaynağı dosyadan dosyaya değişir; buradaki örnekler sınıflandırma kolaylığı içindir, bağlayıcı bir liste değildir.
Ticari dava niteliği nasıl belirlenir?
Ticari dava niteliği iki eksende belirlenir: tarafların tacir olup olmadığı ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili olup olmadığı. TTK m.4/1, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan davaları da ticari dava sayar. Bu nedenle dava şartı kontrolünde yalnız ticaret unvanına veya vergi kaydına bakmak yeterli değildir; uyuşmazlığın hangi hukuki ilişkiden doğduğu da incelenir.
Ticaret şirketleri arasındaki alacak davaları tipik örneklerdir. Taraflardan biri tacir değilse dahi kanunda sayılan bir hukuki ilişkiden doğan uyuşmazlık ticari dava sayılabilir. Bu ayrım, hem görevli mahkemeyi hem de dava şartının uygulanıp uygulanmayacağını etkiler.
Süre: altı hafta mı, üç hafta mı?
TTK m.5/A/2 uyarınca arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
HUAK m.18/A/9 ise dava şartı arabuluculukta arabulucunun başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırmasını, zorunlu hâllerde bu sürenin en fazla bir hafta uzatılabilmesini öngörür.
İki hüküm farklı süreler öngördüğü için uygulamada tereddüt doğabilir. Ticari davalarda dava şartı arabuluculuğu düzenleyen özel hüküm TTK m.5/A’dır ve altı haftayı esas alır; HUAK m.18/A dava şartı arabuluculuğun genel usulünü belirler ve üç haftayı öngörür. Somut dosyada hangi sürenin işleyeceği, uyuşmazlığın ticari dava niteliği ve arabuluculuk bürosunun bildirimi üzerinden kontrol edilmelidir. Bu rehber, iki hüküm arasındaki ilişki bakımından kesin bir hukuki sonuç iddia etmez; süre hesabını dosya bazında doğrulamanızı önerir.
Süre, arabulucunun görevlendirildiği tarihten işlemeye başlar; tarafların ilk toplantıya davet edilmesi bu başlangıcı değiştirmez. Uzatma kararı da gerekçeli olarak tutanağa yansımalıdır. Süre sonunda sonuçlanmayan dosyada arabulucu, faaliyeti sona erdirip son tutanağı düzenler.
Başvuru ve arabulucunun belirlenmesi
Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır (HUAK m.18/A/4). Başvuruda tarafların ve uyuşmazlığın doğru tanımlanması, sonraki aşamalarda yetki itirazı ve tutanak uyuşmazlıklarını önler.
HUAK m.18/A/5 uyarınca arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir; tarafların listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. Tarafların ortak bir isim üzerinde anlaşması, süreci hızlandırabilir; ancak bu tercih dava şartının yerine getirildiği anlamına gelmez, başvurunun usulüne uygun yapılması gerekir.
Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini büroya verir; büro resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir (HUAK m.18/A/6). Arabulucu, elindeki bilgilerle tarafları ilk toplantıya davet eder ve avukatı bulunsa bile asıl tarafı bilgilendirir (HUAK m.18/A/7).
Karşı taraf, yetkiye ilişkin belgeleri en geç ilk toplantıda sunarak arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir (HUAK m.18/A/8). Bu durumda arabulucu dosyayı sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder; mahkeme dosya üzerinden en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar.
İlk toplantıya katılmamanın sonucu
HUAK m.18/A/11 uyarınca geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk sona ererse, açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Bu nedenle ilk toplantı davetiyesinin tebliğ tarihi ve mazeret belgeleri özenle saklanmalıdır.
Son tutanak ve dava açma
HUAK m.18/A/2, davacının anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemesini zorunlu kılar; bir haftalık kesin süre içinde sunulmaması hâlinde dava usulden reddedilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde mahkeme, dava şartı yokluğu sebebiyle davayı usulden reddeder (HUAK m.18/A/2). Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken son tutanağın eklenmesi ve başvuru tarihinin belgelenmesi ilk kontrol maddesi olmalıdır.
Son tutanak, yalnız “anlaşma sağlanamadı” bilgisini taşımak zorunda değildir; taraflar faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların tutanağa yazılacağına karar verir (HUAK m.17/3). Arabulucu, tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar.
Anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik
HUAK m.18/2’ye göre taraflar, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilir; şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır. Dava açılmadan önce yapılan başvuruda şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenir.
HUAK m.18/4 uyarınca ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Bu hüküm ticari uyuşmazlıklarda anlaşmanın icra kabiliyetini kolaylaştırır; ancak belgenin avukatlar ve arabulucu tarafından birlikte imzalanması şarttır.
Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (HUAK m.18/5). Anlaşma belgesinin kapsamı bu nedenle dikkatle kurulmalı; ödeme takvimi, faiz, teminat ve feragat gibi unsurlar açıkça yazılmalıdır.
Ücret ve masraflar
HUAK m.18/A/12 ve 13 uyarınca anlaşma hâlinde arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır ve tarifenin birinci kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz; taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılmama veya iki saatten az süren görüşmelerde anlaşamama hâllerinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
Anlaşmama hâlinde iki saati aşan süreye ilişkin ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Tutarlar her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlendiği için bu rehberde sayısal ücret verilmez; güncel tarife kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk bürosunun zaruri giderleri, anlaşma hâlinde taraflarca ödenmek, anlaşmama hâlinde ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Bakanlık bütçesinden karşılanır (HUAK m.18/A/14).
Zamanaşımı ve hak düşürücü süre
HUAK m.18/A/15, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini düzenler. Bu nedenle başvuru tarihi ile son tutanak tarihi dosyada belgelenmelidir; aksi hâlde zamanaşımı hesabı tartışmalı hâle gelir.
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmişse, bu kararlara bağlı dava açma süreleri de büroya başvurudan son tutanağa kadar işlemez (HUAK m.18/A/16). Sürelerin durması, alacağın esası hakkında bir değerlendirme değildir; yalnız süre hesabına ilişkindir.
Gizlilik ve delil yasağı
Arabulucu, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya elde ettiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür; taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de aksi kararlaştırılmadıkça gizliliğe uymak zorundadır (HUAK m.4).
HUAK m.5/1 uyarınca tarafların arabuluculukta ileri sürdüğü görüşler, teklifler ve kabul beyanları hukuk davasında delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz. Aynı sınırlama, yalnız arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler için de geçerlidir; buna karşılık bir delilin sadece arabuluculukta sunulmuş olması, o delilin davada kullanılmasını tek başına engellemez (HUAK m.5/5).
Gizlilik, ticari uyuşmazlıklarda tarafların pazarlık alanını genişletir; ancak anlaşma belgesinin icrası veya kanun hükmünün gerektirdiği hâllerde bilgi açıklanabilir (HUAK m.5/3). Hangi belgenin bu istisnaya girdiği dosya bazında değerlendirilmelidir.
Ticari uyuşmazlıkta dosya hazırlığı için kontrol listesi
- Uyuşmazlığın ticari dava niteliği ve talebin TTK m.5/A/1’de sayılan dava türlerinden biri olup olmadığı.
- Yetkili arabuluculuk bürosu ve başvuru tarihinin belgelenmesi.
- İlk toplantı davetiyesinin tebliğ tarihi, mazeret belgeleri ve toplantıya katılım kaydı.
- Son tutanağın aslı veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi.
- Anlaşma hâlinde belgenin imza düzeni ve icra edilebilirlik şerhi ihtiyacının değerlendirilmesi.
- Zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında başvuru ve tutanak tarihlerinin kullanılması.
- Arabuluculukta sunulan bilgi ve belgelerin delil yasağı kapsamında ayrıştırılması.
Bu rehberin sınırları
Bu rehber bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş değildir. Somut uyuşmazlıkta dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı, sürenin nasıl hesaplanacağı ve anlaşma belgesinin icra kabiliyeti dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Rehber, arabuluculuğun sonucunu, süresini veya kabul edileceğini vaat etmez; yalnız madde metinlerini ve usul adımlarını açıklar.
Genel çerçeve için ticaret hukuku rehberini, ticari işlerde faiz için ticari iş ve ticari faiz rehberini, süre itirazları için zamanaşımı defi rehberini inceleyebilirsiniz. İş uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk farklı hükümlere tabidir; bu rehberin kapsamı dışındadır.