Kısa cevap: Ticaret hukuku, ticari işletmeleri, tacirleri ve ticaret şirketlerini düzenleyen özel hukuk dalıdır; Türkiye'de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile düzenlenir. Ticari işletmeyi kendi adına işleten kişi tacirdir ve her türlü borcu için iflasa tabidir. Tacirler basiretli iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür. Para alacağına ilişkin ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır.
Ticari İşletme Nedir?
Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
Tanımın üç unsuru vardır: gelir sağlama hedefi, devamlılık ve bağımsızlık. Bir faaliyet bu üç unsuru taşısa bile, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşmıyorsa ticari işletme sayılmaz. Bu sınır Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir (m.11/2).
Ticari işletmenin devri bakımından kanun önemli bir kolaylık getirir: ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir.
Kim Tacirdir?
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
Tacir sıfatı fiilî işletmeye bağlı olmayabilir. Kanun görünüşe dayalı bir tacir sıfatı da tanır:
Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Ayrıca yasağa veya izinsizliğe rağmen işletme yürütenler de tacir sayılır:
Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.
Bu hükmün amacı, hukuka aykırı biçimde ticaret yapanın tacir yükümlülüklerinden kaçmasını engellemektir. Birinci fıkraya aykırı hareketin doğurduğu hukuki, cezai ve disipline ilişkin sorumluluk saklıdır.
TTK m.16 uyarınca ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar ve dernekler de tacir sayılır.
Tacir Olmanın Sonuçları
Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür.
Bu tek cümlede dört ağır yükümlülük vardır: iflasa tabi olma, kanuna uygun ticaret unvanı seçme, ticaret siciline tescil ve ticari defter tutma. Bunlara kanun bir de davranış standardı ekler:
Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Basiretli iş adamı ölçüsü, tacirin özen borcunu ortalama bir kişiden daha yüksek bir seviyede belirler. Uygulamada bu ölçü, tacirin "bilmiyordum" veya "öngöremedim" savunmalarını büyük ölçüde etkisiz kılar; piyasa koşullarındaki değişimleri öngörmek tacirin kendi riskidir.
Maddenin üçüncü fıkrası şekil şartı getirir: tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır.
Ticari İş ve Ücret İsteme Hakkı
Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.
Gerçek kişi tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirirse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır. Ticari iş niteliğinin yayılması ise şu kuralla sağlanır:
Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.
Bu hükmün pratik sonucu büyüktür: bir tüketici ile tacir arasındaki sözleşme, tacir tarafı bakımından ticari iş sayılacağından ticari faiz ve ticari zamanaşımı gibi kurallar devreye girebilir.
Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir.
Adi hukukta ücret kararlaştırılmamışsa iş karşılıksız sayılabilirken, tacir için aksi geçerlidir. Tacir ayrıca verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.
Ticaret Şirketi Türleri
Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
Kanun bu şirketleri ikiye ayırır: kollektif ile komandit şirket şahıs şirketi; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır.
| Tür | Kategori | Ortak sorumluluğu |
|---|---|---|
| Kollektif | Şahıs | Sınırsız ve müteselsil |
| Komandit | Şahıs | Komandite sınırsız, komanditer sınırlı |
| Anonim | Sermaye | Taahhüt edilen sermaye ile sınırlı |
| Limited | Sermaye | Taahhüt edilen sermaye ile sınırlı |
| Kooperatif | Özel | Ana sözleşmeye göre |
Uygulamada en yaygın türler anonim ve limited şirkettir. Kuruluş ayrıntıları için limited şirket kuruluşu rehberimize bakabilirsiniz.
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk
2019'dan itibaren ticari uyuşmazlıklarda önemli bir usul şartı yürürlüktedir:
Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Dava şartı olması, arabulucuya başvurulmadan açılan davanın usulden reddedileceği anlamına gelir. Bu nedenle ticari alacak takibine başlamadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve son tutanağın alınması zorunludur. Süreç uzun sürmez:
Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır.
Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir.
Ticari Defterler ve İspat
Tacirin tutmakla yükümlü olduğu defterler, uyuşmazlıkta delil değeri taşır. Defterlerin usulüne uygun tutulmuş ve tasdik edilmiş olması, sahibi lehine delil olabilmesinin ön şartıdır. Usulsüz tutulan defterler ise yalnızca sahibi aleyhine delil oluşturur. Bu asimetri, defter tasdik ve kayıt düzenine uymayı ticari işletmeler için zorunlu kılar.
Ticari Uyuşmazlıkta Pratik Yol Haritası
- Alacağın ticari iş niteliğini ve tarafların tacir sıfatını tespit edin.
- İhtarı m.18/3'teki şekillerden biriyle (noter, taahhütlü mektup, telgraf, KEP) gönderin.
- Para alacağı ise dava öncesi arabuluculuğa başvurun; son tutanağı saklayın.
- Ticari defter kayıtlarını ve faturaları delil olarak hazırlayın.
- Tahsilat için icra yolunu değerlendirin: ilamsız icra takibi veya kambiyo senetlerine özgü takip.
- Borçlunun ödeme güçlüğü varsa konkordato sürecini inceleyin.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlığınız için bir avukata danışmanız gerekir.