Tüketici Hakem Heyeti Nedir? (TKHK m.66)
Tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümü mahkemeye gitmeden, masrafsız ve görece hızlı bir mercide çözülür: tüketici hakem heyetleri. Kanunun görevlendirmesi açıktır: Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla tüketici hakem heyetleri oluşturmakla görevlidir. Heyetlerin yetki alanı ve iş bölümü Ticaret Bakanlığınca belirlenir.
Heyetin yapısı çok paydaşlıdır: Başkanlığı illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakam veya bunların görevlendireceği bir memur yürütür. Heyette; belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye, baronun mensupları arasından görevlendireceği bir üye, satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret ve sanayi odasının, esnaf olduğu uyuşmazlıklarda esnaf ve sanatkârlar odasının görevlendireceği bir üye ile tüketici örgütü temsilcisi yer alır. Dosyaları hazırlayan ve rapor sunan raportörler heyetin çalışmasını destekler.
Zorunlu Başvuru ve Parasal Sınır (TKHK m.68)
Hakem heyetine başvurunun zorunlu olup olmadığını uyuşmazlığın değeri belirler. Kanunun 7392 sayılı 2022 değişikliğiyle şekillenen metni şöyledir: Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz; bunlar doğrudan tüketici mahkemesinde görülür.
Kritik nokta şudur: Bu tutar kanunda yazılı hâliyle sabit kalmaz. Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Artış hesabında bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. İçinde bulunulan yıl için geçerli güncel sınır, Ticaret Bakanlığı'nın her yıl Resmî Gazete'de yayımladığı parasal sınırların artırılmasına ilişkin tebliğ ile ilan edilir; başvuru öncesinde mutlaka güncel tebliğdeki tutar kontrol edilmelidir.
Yetkili Heyet ve Başvuru Usulü
Yetki kuralı tüketici lehine esnektir: Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir; kaymakamlık, başvuruyu gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili heyete iletir.
Başvuru; elden, posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla yapılabilir. Başvuru dilekçesinde uyuşmazlık konusu, talep ve varsa fatura, sipariş kaydı, yazışma gibi deliller yer alır. Heyetler kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. Başvuru harca tabi değildir ve heyet aşamasında vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez; bu iki özellik heyeti tüketici için fiilen masrafsız kılar.
Mahkeme Alternatifi Olarak Heyetin Avantajları
Tüketici hakem heyetini asıl değerli kılan, mahkemeye kıyasla sunduğu erişilebilirlik ve hızdır. Harçsız başvuru ve vekâlet ücreti ödenmemesi, küçük tutarlı uyuşmazlıklarda dava açmayı ekonomik kılar; mahkemede vekâlet ücreti ve yargılama giderleri uyuşmazlık tutarını aşabilirken, heyette bu risk yoktur. Kararın ilam niteliğinde icra edilebilmesi ise heyetin caydırıcılığını ve etkinliğini artırır. İki haftalık itiraz süresinin kısa tutulması da heyet kararlarının hızla kesinleşmesini sağlar. Tüm bu özellikleriyle tüketici hakem heyetleri, düşük ve orta tutarlı uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesini sağlayan bir filtre işlevi görür.
Mahkeme ile Hakem Heyeti Arasındaki Kritik Farklar
Uyuşmazlık tutarı güncel sınırın altındaysa hakem heyetine başvuru zorunludur; sınıra bakılmaksızın doğrudan mahkemeye gidilemez. Sınırın üstünde tüketici mahkemesine başvurulur. Mahkemede görülen davalarda harç ve vekâlet ücreti ödenmesi gerekebilir; hakem heyetinde her ikisi de yoktur. Mahkeme kararına karşı istinaf ve temyiz yolları açıkken, hakem heyeti kararına yalnızca tüketici mahkemesine iki hafta içinde itiraz edilebilir ve bu mahkemenin kararı kesindir. Bu farklılıklar, özellikle güncel yıl sınırına yakın uyuşmazlıklarda stratejik bir seçim yapmayı gerektirir: Sınırın hemen altındaki bir uyuşmazlık daha hızlı ve masrafsız çözülürken, sınırın hemen üstü tüketiciyi mahkeme yoluna iter.
Kararın Niteliği ve İcrası (TKHK m.70)
Heyet kararı tavsiye niteliğinde değildir: Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Karar taraflara elektronik ortamda, bu mümkün olmazsa Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Kararın icra gücü de mahkeme ilamına denktir: Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Lehine karar verilen tüketici, satıcı ödemeye yanaşmazsa doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir.
Karara İtiraz: İki Haftalık Süre
Heyet kararına karşı yargı yolu açıktır: Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, kararın icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Mahkeme; esası doğru olan ancak kanunun olaya uygulanmasında hata bulunan kararlarda yeniden yargılamaya gerek görmeden kararı değiştirerek veya düzelterek onama yoluna da gidebilir.
Pratik Senaryo: Ödenmeyen İade Bedeli
Bir tüketicinin, ayıplı çıkan küçük ev aletinin bedel iadesini satıcıdan alamadığını düşünelim. Uyuşmazlık tutarı güncel parasal sınırın altındaysa tüketici, yerleşim yerindeki hakem heyetine e-Devlet üzerinden başvurur; dilekçesine faturayı ve satıcıyla yazışmaları ekler. Heyet, raportör raporunu ve tarafların beyanlarını değerlendirerek karar verir. Karar tüketici lehineyse ve satıcı ödeme yapmazsa, tüketici bu kararla ilamlı icra takibi başlatabilir. Satıcı kararı hukuka aykırı buluyorsa tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz etmelidir; bu süre kaçırılırsa karar kesinleşir. İtiraz edilse dahi kararın icrası kendiliğinden durmayacağı için, satıcının ayrıca mahkemeden tedbir talep etmesi gerekir; aksi hâlde icra takibi itiraz süreci boyunca ilerlemeye devam eder.
Sık Yapılan Hatalar
- Güncel sınırın kontrol edilmemesi: Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında değişir; eski yılın tutarına göre yapılan değerlendirme, başvurunun yanlış mercie yapılmasına ve zaman kaybına yol açabilir.
- Sınır üstü uyuşmazlığın heyete taşınması: Güncel sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda heyete başvuru yapılamaz; doğrudan tüketici mahkemesine gidilmelidir. Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir ve tüketiciler bu davalarda harçtan muaftır.
- İki haftalık itiraz süresinin kaçırılması: Süresinde itiraz edilmeyen heyet kararı kesinleşir ve ilam gibi icra edilebilir.
- Delilsiz başvuru: Fatura, sipariş kaydı, görsel ve yazışma eklenmemiş başvurular, talebin ispatlanamaması nedeniyle reddedilebilir.
- Tebligatın takip edilmemesi: Heyet evrakı kural olarak elektronik ortamda tebliğ edilir; e-tebligat adresini düzenli kontrol etmeyen taraf, itiraz süresini farkında olmadan kaçırabilir.
Tüketici hakem heyetleri, hak arama özgürlüğünün en erişilebilir araçlarından biridir; doğru heyete, doğru delillerle ve güncel parasal sınırı kontrol ederek yapılan başvuru çoğu zaman haftalar içinde sonuç verir. Bu rehber yalnızca 6502 sayılı Kanun'un resmî metnine dayalı genel bilgilendirme sunar; güncel parasal sınır için Resmî Gazete'deki yıllık tebliğ, somut uyuşmazlıklar için yetkili bir hukukçu değerlendirmesi esastır. Uyuşmazlığın kaynağına göre ayıplı mal ve seçimlik haklar rehberimize ve mesafeli sözleşmede cayma hakkı rehberimize; lehinize kesinleşen kararın icrası için ilamlı icra takibi rehberimize bakabilirsiniz.
Parasal sınır her yıl nasıl güncellenir? 2026 için nereden doğrulanır?
Başvuru hazırlığında kanundaki temel tutar ile başvuru yılının geçerli sınırını ayrı okuyun. Yukarıda aktarılan otuz bin lira, kanun metnindeki temel tutardır; 2026 için kullanılacak güncel başvuru sınırı değildir. 6502 sayılı Kanun m.68/4 uyarınca temel parasal sınır, her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; hesapta bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. 6502 sayılı Kanun m.68/4.
23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ m.3/1, 2026 başvurularında değeri 186.000 Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklar için il veya ilçe tüketici hakem heyetlerini görevli kılar. Tebliğ m.5/1 uyarınca bu düzenleme 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Resmî Tebliğ metnine erişim ve tutar kontrolü: 26 Ekim 2026. 2026 parasal sınır Tebliği m.3 ve m.5.
Kontrol yolu şöyledir: Resmî Gazete’de Tebliğin tam başlığını ve yayın tarihini bulun; metinde başvuru yılını, “altında” ifadesini ve yürürlük maddesini birlikte okuyun. Bir önceki yılın arama özetiyle işlem yapmayın. Yönetmelik m.6/3 gereğince başvurunun yapıldığı tarihteki parasal sınır dikkate alınır. Ticaret Bakanlığının yıllık duyurusu, asıl Tebliğe ulaşmak için ek bir doğrulama yoludur; duyurudaki bağlantı bu turda resmî metinle karşılaştırıldı. Yönetmelik m.6/3.
Bakanlığın 29 Aralık 2025 tarihli duyurusu da aynı yıl ve tutarı açıklar. Yıl değiştiğinde bu yazıdaki tutarı sonraki yıl için otomatik kullanmayın; yeni Tebliği yeniden doğrulayın. Ticaret Bakanlığı 2026 parasal değer duyurusu.
Başvuru usulü: dilekçe, ekler ve avukatla temsil
Başvuru şahsen veya avukat aracılığıyla, elden, posta yoluyla ya da e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi kullanılarak yapılabilir. Başvuru kanalını dosyanızı takip edebileceğiniz şekilde seçin. Belgeleri yalnız hazırlamış olmakla gönderimi tamamlamayı birbirine karıştırmayın; başvuru kaydını ve yüklediğiniz eklerin okunabilirliğini ayrıca kontrol edin. Yönetmelik m.11/1.
Dilekçede başvuranın kimlik ve adres bilgileri, varsa vekilin bilgileri, uyuşmazlığın konusu, talep, Türk lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ve şikâyet edilene ilişkin bilgiler bulunmalıdır. Türk vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport veya yabancı kimlik numarası düzenlemede ayrı belirtilir. Vekil varsa adı, soyadı, vergi kimlik numarası ve adresi de forma işlenir. Talep bölümüne yalnız “mağduriyetim giderilsin” yazmak yerine hangi ürün veya işlem için hangi sonucun istendiğini açıklamak dosyayı anlaşılır kılar. Yönetmelik m.11/2–3.
Döviz cinsinden uyuşmazlık değeri, başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk lirasına çevrilir. Bu nedenle dövizli bir siparişin ödeme kaydını, para birimini ve dönüştürmede esas alınan tarihi birbirinden ayırarak saklayın. Yönetmelik m.11/3.
Elektronik başvurunun geçerli olması için başvuru formu eksiksiz doldurulmalı ve varsa ilgili bilgi ve belgeler TÜBİS’e yüklenmelidir. Dilekçeye eklediğiniz fatura, sözleşme veya servis kaydı ile formdaki satıcı ve tutar bilgilerinin aynı olmasına dikkat edin. Bakanlığın bilgilendirme metni başvuru kanallarını ve belge yükleme adımlarını ayrıca açıklar. Yönetmelik m.11/4.
Zorunlu bilgilerde eksiklik veya tutarsızlık varsa, heyet başkanı başvurandan yazılı olarak yedi gün süre vererek ek bilgi veya belge ister. Eksikliği tamamlamaya ilişkin yazıyı yeni bir başvuru açmakla karıştırmayın; hangi dosya için hangi belgenin istendiğini kontrol ederek cevap hazırlayın. Yönetmelik m.11/5.
Taraflar heyette avukatla temsil edilebilir; bu durumda heyet tarafından vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. Bu kural, avukatla yapılan özel ücret anlaşmasının ücretsiz olduğu anlamına gelmez. Temsil kararı verirken başvuru hazırlığı ile avukatın üstleneceği işin kapsamını ayrıca görüşün. Yönetmelik m.20/6.
Heyetin görev kapsamı dışında kalan uyuşmazlıklar ve sınırlar
6502 sayılı Kanun m.3/1-k bakımından tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Bu nedenle yalnızca bir ürün satın alınmış olması heyetin görevini kanıtlamaz; işlemin amacı ve tarafların sıfatı incelenir. İki kişinin tüketici işlemi oluşturmayan özel ilişkisinden veya mesleki faaliyet için yapılan alımdan doğan her talebi tüketici başvurusu diye nitelemeyin. Bu ayrım Kanun m.2 ve m.3/1-l kapsamıyla birlikte değerlendirilir. 6502 sayılı Kanun m.2, m.3/1-k ve l.
Yönetmelik m.6/2 uyarınca güncel parasal sınır değerinde veya bunun üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvuru yapılamaz. Sınırın tam kendisi ile altında kalan tutarı aynı kabul etmeyin. Tek bir uyuşmazlık sınırı aşıyorsa aşan kısımdan feragat edilerek başvurulabilir; feragat edilen kısım için yeniden heyete başvuru yapılamaz. Feragat, yalnız form üzerinde rakam küçültme işlemi gibi görülmemeli; hakka etkisi somut dosyada hukukçuyla değerlendirilmelidir. Yönetmelik m.6/2 ve m.6/4.
Konusu, sebebi ve tarafları aynı olan uyuşmazlık için birden çok heyete veya aynı heyete tekrar başvuru yapılamaz. Kesinleşmiş aynı uyuşmazlık hakkında yeni başvuru yasağı da m.11/7’de düzenlenir. Başka bir heyete ikinci dosya açmayı, mevcut karara karşı kanuni itiraz yolunun yerine koymayın. Yönetmelik m.11/6–7.
Yukarıdaki “doğrudan tüketici mahkemesi” anlatımı da dava şartlarıyla birlikte okunmalıdır. Tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuk kuralı vardır; heyetin görevindeki uyuşmazlıklar ve heyet kararına itirazlar bu dava şartının istisnaları arasındadır. Sınır üstü bir uyuşmazlıkta başka kanuni istisnalar bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir; bu rehberde her dosyaya uygulanacak tek bir dava rotası önerilmez. 6502 sayılı Kanun m.73/A.
Kararın icrası ve itiraz: süre ile durdurma talebini ayırın
Karara itiraz edilmesi icrayı kendiliğinden durdurmaz; talep üzerine hâkim kararın icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Kararın varlığı, tebliğ tarihi, varsa itiraz ve varsa durdurma kararı ayrı belgelerle takip edilmelidir. Ödeme gerçekleşmediğinde kararın hüküm bölümünü, ödeme kayıtlarını ve karşı taraf bilgilerini birlikte hazırlayın. Kararın yerine getirilmesi Kanun m.70/2 ve Yönetmelik m.24/1’de ilamların icrası hükümlerine bağlanmıştır. 6502 sayılı Kanun m.70/2–3; Yönetmelik m.24/1.
İtiraz için güncel kanuni süre tebliğden itibaren iki haftadır. İndirilen Yönetmelik m.27/1 metninde eski “on beş gün” ifadesi bulunmasına rağmen bu rehberin süre dayanağı, 7499 sayılı değişikliği içeren güncel 6502 sayılı Kanun m.70/3’tür. Süre hesabını eski Yönetmelik ifadesine veya haber tarihine göre yapmayın. Kararın tebliği ile kararın yazıldığı günü ayrı kaydedin. 6502 sayılı Kanun m.70/3 ve değişiklik dipnotu.
Heyet kararına itiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir. Heyetin düzeltme veya tamamlama işlemleri ile mahkemeye itiraz farklı yollardır; birini seçmenin diğerinin süresine etkisini bu rehberden varsaymayın. Kanundaki itiraz süresini geçirmeden dosyayı yetkili hukukçuya inceletin. 6502 sayılı Kanun m.70/5.
Masraflar bakımından önceki genel mahkeme karşılaştırması şu özel kurallarla okunmalıdır: Tüketicinin tüketici mahkemesinde açtığı dava, 6502 sayılı Kanun m.73/2 uyarınca Harçlar Kanunu’nda düzenlenen harçlardan muaftır. Harç muafiyeti ile bütün yargılama giderlerinin yokluğu aynı şey değildir. İtirazda iptal ve vekâlet ücreti için m.70/6’da özel düzenleme bulunduğundan heyet aşamasında ücret hükmedilememesini mahkeme aşamasına genellemeyin. 6502 sayılı Kanun m.73/2 ve m.70/6.
Süreler tablosu: başvuru, karar, tebligat, itiraz ve icra
Aşağıdaki süreler aynı olaydan başlamaz. “Başvuru tarihi”, “karar tarihi” ve “tebliğ tarihi” dosyada ayrı sütunlarda tutulmalıdır. Önceki bölümdeki “haftalar içinde sonuç” ifadesi bir süre garantisi olarak okunmamalıdır; resmî karar süresi altı ay ve şartları varsa en fazla üç ay uzatmadır. Karar süresiyle bir malın ayıbına veya başka bir talebe özgü hak arama süresini de birbirine karıştırmayın. Yönetmelik m.21/1.
| Aşama | Süre veya başlangıç | Resmî dayanak |
|---|---|---|
| Başvuruda eksik zorunlu bilgi | Yazılı bildirimle yedi gün süre verilir | Yönetmelik m.11/5. |
| Başvurunun karara bağlanması | Başvuru tarih ve sırasına göre en geç altı ay; niteliğine göre en fazla üç ay ek süre | Yönetmelik m.21/1. |
| Kararın tebliği | Karar tarihinden itibaren on beş iş günü içinde | Yönetmelik m.23/1. |
| Karara mahkemede itiraz | Tebliğ tarihinden itibaren iki hafta | 6502 sayılı Kanun m.70/3. |
| Kararın icrası | İtiraz tek başına durdurmaz; bu maddeler ayrı bir genel başvuru süresi koymaz | 6502 sayılı Kanun m.70/2–3; Yönetmelik m.24/1. |
Heyete yapılan başvurular en geç altı ay içinde karara bağlanır; başvurunun niteliğine göre bu süre en fazla üç ay daha uzatılabilir. Bu, her dosyanın dokuz ay süreceği anlamına gelmez; uzatma olasılığı ile somut dosyanın durumunu ayırın. Yönetmelik m.21/1.
Yönetmelik m.23/1, kararın karar tarihinden itibaren on beş iş günü içinde tebliğini ve avukatla temsil varsa tebligatın avukata yapılmasını düzenler. Tebligat belgesini veya elektronik tebliğ kaydını saklayın; yalnız ekranda karar sonucunu görmekle hukuki tebliğin aynı olay olduğunu varsaymayın. Yönetmelik m.23/1.
Sık yapılan başvuru hataları: göndermeden önce kontrol
En sık karışan noktaları dosya üzerinde kontrol edin: başvuru yılını eski bir tutarla eşlemek, tutarı Türk lirası olarak belirtmemek, faturadaki ticari unvan yerine yalnız mağaza markasını yazmak ve başvuru formundaki taleple ekleri farklı bırakmak. Bu liste bir hata sıklığı araştırması değildir; Yönetmelik m.11’deki zorunlu unsurlardan çıkarılan editoryal kontrol sorularıdır. Yönetmelik m.11/2–4.
Aynı uyuşmazlık için birden fazla kayıt açmak yerine mevcut dosya numarasını kullanın. Başvuru formuna yazdığınız talebin neyi kapsadığını açıklayın; ödeme iadesi, değişim veya başka bir sonuç istiyorsanız bunları belirsiz bir ifade içinde kaybetmeyin. Heyet, karar verirken tarafların talebiyle bağlıdır; miktarın başlangıçta tam belirlenemediği durum için Yönetmelik m.20/1’de özel şartlar vardır. Bu şartları bütün başvurulara uygulanacak sınırsız talep artırma hakkı gibi yorumlamayın. Yönetmelik m.20/1.
İstenen bilgi ve belgeler verilen süre içinde sunulmazsa dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verilir. Başvuru sonrası gelen yazıları izlemenin pratik değeri buradadır. Belgelerin elinizde bulunduğunu söylemekle dosyaya yüklenmiş veya teslim edilmiş olmasını aynı kabul etmeyin; ek listesini gönderim kaydıyla karşılaştırın. Yönetmelik m.13/7.
Hangi belgeyi nereden alırım? Pratik kontrol listesi
Bu bölümdeki belge yerleri pratik öneridir; her dosyada bütün belgelerin zorunlu olduğu veya tek başına sonucu kanıtladığı iddia edilmez. Yönetmelik m.11/2 dilekçe ve varsa delil belgelerini, m.13 ise heyetin bilgi ve belge istemesini düzenler. Önce olay sırasını bir sayfada yazıp her olayı mevcut kaydınızla eşleyin. Yönetmelik m.11/2 ve m.13.
- Fatura ve sipariş: Satıcının size verdiği fatura, e-posta veya sipariş hesabınızdan erişebildiğiniz kopyayı hazırlayın. Ürün, tarih, bedel ve satıcı unvanını karşılaştırın.
- Ödeme: Bankanızın veya ödeme kuruluşunun size sunduğu işlem kaydını bulun. İşlem numarası ile faturanın aynı alışverişe ait olup olmadığını kontrol edin.
- Sözleşme ve taahhüt: İmzalı nüshanızı veya sipariş sırasında size gönderilmiş elektronik kopyayı kullanın. Başka müşteriye ait sözleşmeyi kendi belgeniz yerine koymayın.
- Teslim ve servis: Elinizdeki teslim tutanağı, kargo kaydı, servis kabul fişi ve onarım açıklamalarını tarih sırasına dizin. Her kaydın hangi ürünle ilgili olduğunu gösterin.
- Yazışma ve görsel: Satıcıyla kendi yazışmalarınızı ve olayla ilgili fotoğrafları okunabilir biçimde hazırlayın. Bir ekran görüntüsünün neyi gösterdiğini kısa bir açıklamayla belirtin.
- Başvuru ve sonraki evrak: TÜBİS başvuru numarasını, gönderilen ekleri, heyetin belge isteme yazısını, kararı ve tebliğ kaydını ayrı saklayın. İtiraz incelemesine giderken aynı dosya dizisini kullanın.
E-Devlet/TÜBİS başvuru kanalına ulaşmak ve Bakanlığın güncel açıklamalarını okumak için resmî bilgilendirme sayfasını kullanın. Giriş yaptıktan sonra kişisel dosyanızdaki bilgileri kendiniz denetleyin; bu rehber başvuruyu sizin adınıza tamamlamaz. Belge kaynağınız eksikse bunu açıkça not edin; olmayan fatura veya yazışma üretmeyin. Ticaret Bakanlığı başvuru bilgilendirmesi; Yönetmelik m.11.