İçeriğe geç

Ayıplı Mal ve Seçimlik Haklar: İade, Değişim, Onarım ve Zamanaşımı (2026)

Ayıplı mal nedir, tüketicinin dört seçimlik hakkı nelerdir? 6502 sayılı TKHK m.8-12 uyarınca altı aylık ispat karinesi, iki yıllık zamanaşımı, konutta beş yıllık süre ve üretici-ithalatçının müteselsil sorumluluğu — mevzuat.gov.tr resmî metnine dayalı kaynaklı rehber.

5 dk okuma (1.000 kelime)

Ayıplı Mal Nedir? (TKHK m.8)

Günlük hayatta en sık karşılaşılan tüketici uyuşmazlığı, satın alınan malın beklenen nitelikleri taşımamasıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu durumu ayıplı mal kavramıyla düzenler: Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Kanun ayıp kavramını geniş tutar: Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden birini taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili malların kullanım amacını karşılamayan veya tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplıdır. Sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmeyen veya gereği gibi monte edilmeyen mal da sözleşmeye aykırı ifa sayılır.

Altı Aylık İspat Karinesi (TKHK m.10)

Tüketicinin en güçlü usuli avantajlarından biri ispat karinesidir: Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Yani ilk altı ay içinde ortaya çıkan arızada tüketicinin ayıbın başlangıçta var olduğunu kanıtlaması gerekmez; tersine, satıcının malın ayıpsız olduğunu ispatlaması gerekir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz.

Öte yandan tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz; örneğin etiketinde açıkça belirtilen bir kusur nedeniyle indirimli satılan üründe aynı kusura dayanılamaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları her zaman saklıdır.

Dört Seçimlik Hak (TKHK m.11)

Kanunun kalbi m.11'deki seçimlik haklardır: Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Seçim hakkı tüketicidedir — satıcı, tüketiciyi onarım gibi belirli bir seçeneğe zorlayamaz. Bununla birlikte ücretsiz onarım veya misliyle değişim, satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecekse tüketici bu iki haktan birini kullanmaya zorlanamaz ve bedel iadesi ya da indirim seçenekleri devreye girer.

Üretici ve İthalatçının Sorumluluğu

Tüketicinin muhatabı yalnızca satıcı değildir. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu iki talebin yerine getirilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur; tüketici dilediğine başvurabilir. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Zamanaşımı Süreleri (TKHK m.12)

Seçimlik hakların kullanılması süreye bağlıdır: Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz. Kanunun en önemli istisnası ise kötü niyetli satıcıyı korumasız bırakır: Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Yani satıcı ayıbı bilerek gizlemişse, aradan iki yıl geçse bile sorumluluktan kurtulamaz.

Ayıplı Hizmette Haklar (TKHK m.13-15)

Kanun, mallar için öngördüğü koruma düzenini hizmetlere de paralel biçimde uygular. Ayıplı hizmet; sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici; hizmetin yeniden görülmesini, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımını, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır ve tüketici, bu haklardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Ayıplı hizmetten sorumluluk da hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse yine zamanaşımı işlemez.

Hakların Kullanım Usulü

Seçimlik hakların kullanımı şekle bağlı değildir; ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı bildirim önerilir. Tüketici; talebini satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü mektup, e-posta veya satıcının resmî iletişim kanalları üzerinden iletebilir. Bildirimde malın ne zaman teslim alındığı, ayıbın ne olduğu ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir. Sözleşmeden dönme hâlinde satıcı, tüketiciden satış bedelinin iadesi karşılığında yalnızca malın iadesini isteyebilir; bedelden indirim hâlinde indirim tutarı derhâl tüketiciye ödenir. Ücretsiz onarım veya değişim seçildiğinde bunların satıcı bakımından orantısız güçlük doğurup doğurmadığı; malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer haklara başvurmanın tüketici açısından sorun oluşturup oluşturmayacağı dikkate alınarak belirlenir.

Pratik Senaryo: Arızalı Telefon

Bir tüketicinin satın aldığı akıllı telefonun ekranı, teslimden dört ay sonra kendiliğinden görüntü vermemeye başlasın. Altı aylık karine devrede olduğu için ayıbın teslim anında var olduğu kabul edilir; telefonun ayıpsız olduğunu ispat yükü satıcıdadır. Tüketici; bedel iadesi, indirim, ücretsiz onarım veya yenisiyle değişim haklarından dilediğini seçebilir. Satıcı zorluk çıkarırsa tüketici, değişim veya onarım talebini doğrudan ithalatçıya da yöneltebilir. Talep sonuçsuz kalırsa uyuşmazlık tutarına göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulur. Aynı senaryoda arıza teslimden on dört ay sonra çıksaydı karine uygulanmayacak, ayıbın üretimden kaynaklandığını bu kez tüketicinin ispatlaması gerekecekti; ancak iki yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığı için seçimlik haklar yine kullanılabilir olacaktı.

Sık Yapılan Hatalar

  • Seçimlik hakkın satıcıya bırakılması: Onarım-değişim-iade-indirim seçimi tüketicinindir; servise yönlendirme dayatması kanuni bir zorunluluk değildir.
  • Sürelerin karıştırılması: Altı ay ispat karinesi süresidir, hak düşürücü süre değildir; iki yıllık zamanaşımı içinde ortaya çıkan her ayıp için haklar kullanılabilir. Garanti süresi ile kanuni zamanaşımı da ayrı kavramlardır ve biri diğerini ortadan kaldırmaz.
  • Fatura ve belge saklanmaması: Teslim tarihi zamanaşımının başlangıcıdır; fatura, teslim tutanağı ve yazışmalar uyuşmazlıkta belirleyici delillerdir.
  • Bilinen ayıba dayanılması: Satış anında açıkça bildirilen kusur için seçimlik haklar kullanılamaz; bu nedenle indirimli/outlet ürünlerde ayıp kaydını okumak önemlidir.
  • Sözlü bildirimle yetinilmesi: Telefonla yapılan şikâyet ispatlanamaz; seçimlik hakkın hangi tarihte ve hangi içerikle kullanıldığını gösteren yazılı bildirim, olası hakem heyeti veya mahkeme sürecinin en kritik delilidir.

Bu rehber yalnızca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un resmî metnine dayalı genel bilgilendirme sunar; somut uyuşmazlıklarda yetkili bir hukukçu değerlendirmesi gereklidir. Başvuru yolları için tüketici hakem heyeti başvuru rehberimize, internetten alışverişte iade için cayma hakkı rehberimize bakabilirsiniz.

Kaynakça ve Referanslar

Hukuk AI ile Hukuki İşlemlerinizi Hızlandırın

UYAP uyumlu dilekçe üretimi, anlamsal arama ve karar havuzu ile hukuk pratiğinizi dönüştürün. Ücretsiz planla limitler dâhilinde hemen başlayın.

Hemen Başlayın — Ücretsiz Plan

Sıkça Sorulan Sorular

Ayıplı mal nedir?
6502 sayılı Kanun m.8 uyarınca ayıplı mal; tüketiciye teslim anında, taraflarca kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmayan veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma kılavuzunda, internet portalında veya reklamlarında belirtilen özellikleri taşımayan mallar da ayıplı sayılır.
Ayıplı malda tüketicinin seçimlik hakları nelerdir?
TKHK m.11 dört seçimlik hak tanır: (1) sözleşmeden dönme (bedel iadesi), (2) ayıp oranında bedelden indirim, (3) ücretsiz onarım, (4) malın ayıpsız misli ile değişimi. Tüketici bu haklardan dilediğini seçebilir; satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Altı ay içinde çıkan arızada ispat yükü kimdedir?
TKHK m.10 uyarınca teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir; malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Ayıplı malda zamanaşımı süresi ne kadardır?
TKHK m.12 uyarınca ayıplı maldan sorumluluk, teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda süre beş yıldır. İkinci el satışlarda sorumluluk bir yıldan, taşınmazlarda üç yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz.
Değişim veya onarım talebi üreticiye yöneltilebilir mi?
Evet. TKHK m.11/2 uyarınca ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir; bu taleplerin yerine getirilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.
Satıcı seçimlik hakkı reddederse ne yapılmalı?
Uyuşmazlık tutarına göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir. Kanundaki parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindekiler doğrudan tüketici mahkemesinde görülür.

Bunları da Okuyun